Çarşamba, Ağustos 2

istanbul

istanbul
şehir demeye dilim varmasada
gözlerim istanbul söyler bazen
bazen iki yakası olup bu şehrin
köprüler kurulsun diye bekleriz
bazen sen haliç olur içime sokulursun
galatada bir sufi ben olurum

istanbul
şehir demeye dilim varmasa da
istanbul kokarsın her sabah sen
tepeleri olur bazen bu şehrin
seyrederiz kavuşamadan birbirimizi
sen büyükada olur denizi okşarsın
moda da yalnız bir ağaç bazen ben

istanbul
şehir demeye dilim varmasa da
dokunurum tenim istanbula yatağımda
gökdelenleri oluruz bazen bu şehrin
ne kadar çirkin olsak da beğeniriz kendimizi
sen maçkada bulut olursun
boğazda balık ben, içime düşmeni bekleyen

istanbul
şehir demeye dilim varmasa da
okumam da yazmam da istanbul olur
iki ayyaşı olur bu şehrin
şişelerde ararız kendimiz gibi birbirimizi
beyoğlunda olur olmaz bir durak
yaşlı tramvay sana gelmeyi bekleyen

istanbul
şehir demeye dilim varmasa da
adım istanbul olur bazen
iki aşık olup bu şehirde
paylaşılacak yalnızlığın peşinde iki sefil
sen kız kulesi olursun
içine mahkum etmiş kendini hünkar ben

istanbul
nerede istanbul duysam
sehir demeye dilim varmaz
ne zaman biri istanbul dese
ben hep seni ararım o sesinde
biliyorum, şehir değil
artık istanbul...

2 ağustos 2006 03:33

aptal olma sanatı

kolay olsaydı keşke her gidişin
zaman aksaydı su olup yanımda
yalnızlığın tadı bu kadar acı olmasaydı
güzel olurdu belki dünya
soylenirdi "güzel olmak neye yarar"

yarım kalan herşey hayat gibi
yarım bir elmanın bir yarısı
kırmısı gibi gözlerindeki çizgiler
nasıl sevildiğini anlamadan
bir anda nasıl çok sevdiğini anlayana kadar

oysa vakit tamamdır diyemezsin çoğu zaman
saati gelmiş olan bir vapursa
ayrılacaktır limandan sen olsanda olmasanda
sen varsan o vapurda sen olacaksınbir liman sonrasında

gözler anlamayabilir bazen
ne de sözler anlatabilir
acıyan bir yanına söz geçiremezsin
bir yanınada daha söz geçiremezsin seni delip geçen
güneş erken batmaya başlar

korkaklar en çok bu saatlerde kaçar kendine
ve en çok bu saatde cinayet işlenir korkakların semtinde
şişelerin ışığa doyması yetmez
aşıksan sende doymalısın şişelere
toprak gözyaşına doymaz avuçlarında olsada

bırakırsın içinden bir yol
bir ucu senden bir ucu bende
sen olmasan ben varım demek
ne aptallar var dedirtir bana
var olduğumu ama sensiz olduğumu bilmek

02 ağustos 2006 02:52