yazıkcı semih
aşkı bulmuş kendini kaybetmişkocaman ışıkları altında kentin
küçücük bir adam
ikiye bölünmüş şehirde
iki çizik atmış üstüne şehrin
yolları tükenmiş
şehir uyur o hiç uymazmış
aklına düşünce sevdiği
koynuna alısın istemiş
koynuna kimseyi almamış
boylu boyunca uzanan
gözleri mahşere kadar parlatan
yosun kokusu duymak istermiş
umut etmek istinyede kıyıya vurmuş
aşk haliçde tutulmayı bekleyen bir balık
sevdikçe içine girer
rakıya meze edermiş aşk kendini
bezen de rezil edermiş dosta düşmana
kıskanırmış hayatları hayatı boyu
başkasını yaşamaktan hiç bıkmamış
semih bir garip adammış
doğarken gıkı bile çıkmamış
öldüğünde sessizliğinden utanmış
yazık olmuş
oysa bir başkasının düşünde
sadece düşmüş semih...