Salı, Mart 2

rüya elleri

zaman kum olur kayar parmaklarımın arasından
gözlerin derin baktıkça nefessiz kalır yapraklar
oysa öyle sevsem seni bilirim
kelepçelerler güzel parmaklarıma hesapsız ellerimi
yavaş yavaş alırlar seni
acımaz için acımadığını bile göremem
nasıl olur bilmesek de
yıldızlar her akşam olduğu yerde
sessizce bakarken bize
ay ışığı savrulur saçlarının arasından
karın boşluğuma bir gülle düşer gökten
sen düşersin gözlerimden yere
bulutlar araya girer yağmur düşer kum taneciği ellerine
utangaç ellerimde neresinden tutulur bilmediğim
bir rüya gibisin
hep nasıl olması gerekiyorsa öyle olmasın
hep nasıl istediysek öyle olsun diye

Mart 2010, İstanbul