hayat-i
ellerin titrer korkularınla barışık
artık kalbin değildir göğüs kafesine atan
uçurmalar uçar gözbebeklerinde
oradasındır ama ayakların değmez yere
öylesine bir gülümsemeki
aynaya da baksan kendini göremezsin
sen bunu bilir misin hayat-i
söyle sen hiç aşık oldun mu?
ellerini tutarsın hani
el değil onlar bir çift kuş
dudaklarından ab-ı hayat akar
bebeklerini görürsün gözlerinde
saçları uçuşur rüzgarda
sen tel tel içine sararsın
sen bunu bilir misin hayat-i
söyle sen bir güzeli sevdin mi?
sabahlar olur akşamlar geçer
günler geceler aylar yıllar olur biter de
sevgiliyle sevgiye var olmanın
bir an için hayat-i senden vazgeçmenin
varlığınla takas ettiğim şeyin
ne menem bir şey olduğunu
sen bunları bilir misin hayat-i
söylene sen hiç aşık oldun mu?
Eylül 2010, istanbul