Cumartesi, Haziran 30

bizim hikayemiz


öyle savrulduk ki dört bir yana
buluşamıyor acılarımız bile aynı yerde
özlemekteyim eskileri belki
bu gece bilmiyorsunuz kafama vurduklarımı
belki başka bir gece de buluşuyor of çekmelerimiz
oyalıyor dünya bizi an ve an
durduğumuz yerde dünya dönüyor
zaman akıyor hayat örseliyor
büyütüyor sandıkça bizi
hayat acımızı hafifletiyor durduğumuz yerde
bir kayaya sığınırdı acılarımız
ne fırtına girdi aramıza ne sevinçlerimiz
suyumuza koyduğumuz rakı kadar saftık
ne yana baksam yalan geliyor
ne zaman baksam sol yanıma
küllenen bir ateş yanıyor
acısını adam gibi içerdik yüreğimizin
sevincini adam gibi severdik
ne dökülmedik yaprağımız ne de kırılmadık dalımız
her şey bir yana gitse
adam gibi durduk işte
adam gibi bitsin diye bu hikaye...

(dostlara...)
Haziran 2012 İstanbul

Çarşamba, Haziran 20

güzellik


artık hiç haber yok senden
ne sesin gelir yelden
ne kokun duyulur meltemden
bir haber verenin de yok ki
nasıl olur bensiz senin tadın
korkarım güzel midir sabahın akşamın
ey güzellik
ne yaparsın da
beni hiç özlemezsin

Haziran 2012 Istanbul

Cumartesi, Haziran 16

yaz

hayat bu kadar zor olsun diye mi
bu güzel baharlar sonrası bu sıcak yazlar
seni bedenimde yaksın diye mi bu sıcak havalar
yapmasak da olur muydu
neyimize meydan okumak hayata böyle
bırak sarhoş sansın ayık kalbler
nasıl olsa sıcak kavrulacak
yanacak bu tenler
tutuşmadıktan sonra senle ben
bırakıp gitmişsen 
günler geceler mevsimler
adı yaz olsa ne farkeder...

Haziran 2012 Istanbul

cigara

yalnız bir cigaranın ucunda
30 dedi önce 30 bitti
yalnız bir cigarayla
yakıp beni gitti...

Haziran 2012 Istanbul