bir iki üç beş
martılar uçuşuyor çatısında
nedir dertleri belli belirsiz
bir adam dönüyor köşe başından
kalbim vuruyor merdivenlere
kibirli miskin kedileri
sevmiyorlar bu adamları ve sıcak yazları
ihtiyar kokusu sinmiş parklarına
içinde birkaç genç ruh biraz da beden
ışıkları bir yanıyor bir sönüyor
sokak boyu sarkık ağaç dalları
sanki ağlamaktan şişmiş göz altı torbaları
bir iki üç beş
sayısını bilmediğim çember içinde
dolaşır durur elleri
yüzer bir ada kıyıya demirlemiş
inleme sesleri geliyor, denizden mi?
acımdan görmüyor gözlerim
iskeleden kopmak isteyen birinin bedeni
bir kadının boyununa sokulur gibi
kıyısına sokulmuş balıkçı tekneleri
elleri titrek sözleri ürkek
avuclarına almış birazı ağzında
oturuyor bir bank köşesinde
ramak kalmış tüketmesine
alfabesindeki harfleri
Agustos 2012 Istanbul