Çarşamba, Ağustos 27

geriye kalan

en uzun boylu güneşini sevdim
bitmeyen boynunu yuva edindim
yaprakların dökülmeden kavuştum
masum değilken öpüldüm
yalnız yanına gelirken ölüyordum
sesini duyunca korkmayı öğreniyordum
karanlıkta yüzünü seçmeyi
sabah ışıltında gözlerini sevdim
kadın gibi kadın olduğunda
koynunda çocuk gibi uyumayı sevdim
saçlarını okşatmanı sevdim
rakı balık arasında seçim yapmamayı
öfkeni değil deliliğini
sabrını sevdim, sabırsızlığımızı
seni düz bir kağıda çizememeyi sevdim
kıvrımlarını sevdim düz bir yolda sessizliğimizi
adını sevdim sadece sendeki eşsizliğini
anneni sevdim, kedileri.. hatta ankarayı
kokuları sevdim, suları sevdim
ellerini sevdim ellerimde sevdim
açlığı tokluğu sevdim beni doyurmanı
sigarayı sevdim dudaklarında dumanını
kaybolan çorapları sevdim
kaybolmayan unutulmaz kavgaları
başından ayaklarına kadar sevdim
sonra ayaklarından başına
intikamını sevdim imkansızlığını
gülüşünü seyrettim
geriye de bir tek o kaldı
gülüşünü sevdim.

26.08.2014
İstanbul