Pazar, Nisan 5

yüzbirinci his

kimseye kızmadım bu kadar
baharda yaprak düşse
ağaçtan belki o kadar
şaşakaldım titrekliğime
yapayalnız kadehlerin içinde
donuk bakışlılığından kaçtım
derin derin nefes aldım
belki ağzımı bıçak açmadan
kokunu özlemek var ya da kokunu
sabahlara kadar uyumamak var bazen uyanmamak
üç duygu varsa dördüncüsü
yüz varsa yüzbirincisi
nasıl bir mutluluk kıpırtısı
nasıl bir kan ve damar ilişkisi
bazen bıçak sırtı acıtır canımızı
bazen balık sırtı kaydırır hayatımızı
ucuzlattığımız hayatlarımız
belki aşka sattığımız ruhumuz
hiç bir şeye değişmediğimiz hayatımız
ayaklarımızın altında kaybolan
sorular ve cevapsızlar
söyle bana küçük dünya
başlamadan kendiliğinden biten
bitmeden başlamaz mı

Nisan 2015, Istanbul